“Yenilenmeyen yenilir”

04 Nisan 2017
Reha Arar

“Yenilenmeyen yenilir”

On beş sene önce Ankara’da, “Seni meşhur bir balık lokantasına götüreceğim” diyen arkadaşıma verdiğim cevap “hadi sende” olmuştu. Gidince gördüm ki Çankaya’da bir ara sokakta üstünde Trilye yazan bir merdivenden, şık bir restorana çıktık. Masaya gelen mezelerin sunumu, tatları, servis elemanlarının anlatımı, her şey bir farklı idi. Gözüme ve damağıma ilk çarpan unsur balığın tadıyla fazla oynanmamış olması, sadece belli muamelelere maruz bırakılmış olmasıydı. Yadırgadın mı diye sorarsanız, hayır,  halen hayranlıkla yiyor ve sahipleri Süreyya ve Mahmure Üzmez’i uzaktan izliyorum. 

Şimdi gelelim önce mezelere; enginar üzerinde karidesli fava, balıklı içli köfte, Trilye usulü karides sevice her daim favorilerimden, sıcaklardan ise ahtapot ve enginarlı börek, kalkan ciğer tava, kalamar tempura, balıkbudu köfte ve ızgara kimyonlu kalamar bacağını başarılı buluyorum. Zaten bütün bunları yedikten sonra balığı salt olarak yemeğe imkân bulamıyorsunuz.

Siz oturup içeceklerinizi yudumlarken önce bir tepsi içinde numuneler geliyor, istediklerinizi seçiyorsunuz, sonra da beğendikleriniz çok küçük porsiyonlar halinde taze taze yapılıp masaya arzı endam ediyor. 

Her mevsim değişik balıklar
Mostrada her gün her mevsim değişik balıklar var, göz önünde değil, isterseniz size gösteriyorlar, bunun müdavimlerinin bir tercihi olduğunu düşünüyorum.  Dikkat ettiğim bir diğer husus ise şefler ve servis elemanları ile yerli yabancı misafirler arasındaki muhteşem ilişki; sık gelenlerin ne istediğini bilmeleri ve ona göre servis yapılması hatta içkisini hangi bardakla içeceğine kadar biliyorlar.

Kuala Lumpur’dan Ankara’ya
Şanlı Türk ordusunun bir subayı emekli olduktan sonra Kuala Lumpur’da Türk lokantası açar, başarılı olur ve Ankara gibi denizi olmayan bir başkentte 15 yıldır her öğle, akşam sevenleri, tanıyanları, duyup gelenleri ile beraber olabiliyorsa elimden gelen tek şey onu alkışlamak olur. Bu arada yazımın başlığının Süreyya Üzmez’in 2013 yılında yazdığı kitabının önsöz başlığı olduğunu da belirtmek isterim. 

Trilye, İstanbul’a geliyor
Yirmi yıla yakındır Ankaralılara hizmet veren Trilye önümüzdeki aylarda İstanbullu balıkseverlerin Bebek’te hizmetine girecek. Üzmez çiftinin çok iyi bir gastronomi eğitimi alan oğulları Koray ise eminim ki babayı anneyi geçecek ve Trilye İstanbul’u iddialı bir noktaya getirecek. En büyük merakım o muhteşem mezelerin, doğal ürünlerden yapılan lezzetlerin şehrimiz sakinlerinin ağzında bırakacağı tat.