Yazıma böyle başlamak istedim. Çünkü giderek kötüleşen insanlar, ilişkiler, dünya düzeni, ne kadar pozitif bir insan olsam da beni bazen karamsarlığa sürüklüyor. İnsanlar birbirlerinin kuyularını kazıyor, en yakınlarının başarılarıyla gururlanacakları yere, bir çelme ile onları alt üst etmenin planlarını kuruyor ve kötülük asıl hedef oluyor.
İşte bilim insanları bunu bir terim altında toparlamışlar sağolsunlar, MOBBING. Bu terimi yeni duymaya başladınız. Tanımını okuduğunuzda; çok da yabancı olmadığınız olaylar silsilesini birkaç cümleye yüklenmiş olarak buluyorsunuz.
Öncelikle mobbing nedir
Mobbing; çalışanların iş yerlerinde psikolojilerini çökertmeye yönelik uğradıkları baskı, taciz, kuşatma ve çökertme eylemidir. Mobbing duygusal bir saldırıdır. Yaş, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeden, taciz, rahatsız etme ve kötü davranış yoluyla herhangi bir kişiye yönelen saldırganlıktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar.
Mobbing'e genelde; işini çok iyi yapan, olumlu ilişkiler kuran, çevresinde oldukça sevilen, pozitif, ilkelerinden ödün vermeyen, kuruluşuna sadık insanlar uğrar.
Mobbing'i kimler mi yapar
Mobbing uygulayıcılarına literatürde zorba adı verilmiş. Zorbalar; aşırı kontrolcü, korkak, nevrotik ve iktidar açlığı gibi niteliklere sahip kişiler olarak tanımlanıyor.
Tamamı itibarımızı kaybetmemize, kafamızı karıştırmaya, yıldırmaya ve bu işten kopma noktasına gelmemize yönelik “bilinçli” saldırılar aslında. Evet bu bir mobbing!..
ABD’de 9.000 kamu çalışanı üzerinde yapılan araştırmada, kadın çalışanların % 42’sinin, erkek çalışanların ise % 15’inin son iki yılda zorbalığa uğradığını, bunun kayıp zaman ve verimlilik açısından 180 milyon dolara mal olduğunun hesaplandığını belirtiyor.
Leymann İsveç’te intiharların % 15’inin mobbing kaynaklı olduğunu söylüyor. Bu kadar toplumsal bir konunun, çözümüne yönelik neler yapılıyor diye baktığımızda, maalesef bir girişime rastlanmadığını gördüm.
Ciddi bir psikolojik rahatsızlık tanısı içerisinde yer alan ve giderek artan bir eğilim gösteren bu durum umarım daha kötü sonuçlara yol açmaz.
Algılar, zevkler, dostluk, sevgi, iş, aşk...
Kısaca dünyada tüm bu kelimelere yüklenen anlamlar giderek değişiyor. Gelişim, değişim ve yeniliğin bir sonucu ise tüm bunlar, ben bu oyunda yokum.
Bengü ARSLAN
www.benguarslan.com