
Çilekeş Yankılar..
Artık yoruldum kalbimi taşımaktan, boş koridorlarda yanlız yürümekten.
Camı kırık soğuk otel odalarından...
Suskun ve ürkek.
Odam yıllardır gözyaşları içinde ve sensizliğin rutubetiyle ısınıyor ancak.
Bazen kırık camıma bir güvercin konuyor.. usulca cama vuruyor..
Benim ona verebilecek bir avuç sevgiden başka bir maneviyatım yok.
Belki o kanatlarının altında taşısada yükünü, denizleri de aşsa onun kadar özgür olamasamda umudumu kanadına bağlarım hep...
O gidince içimde buruk bir yanlızlığın çilekeş yankıları rutubetten kabarmış duvarlarıma vurunca kadim bir dost gibi yanlızlığımla yüzleşirim.
Yine ellerimde paçavralara sarılı bir kalple terkederim soğuk otel odalarını kaderimle baş başa düşerim yollara ufuktan doğan güneşle gölgem kaybolana kadar....
Ali TEKAY